EnverAltaylı neden tutuklandı, neden ceza aldı, kaç yıl ceza aldı? Enver Altaylı ve Fatih Altaylı akraba mı? 08 Kasım 2021 12:33. Eski MİT istihbaratçısı Enver Altaylı'nın, "FETÖ üyeliği" ve "Siyasi ve askeri casusluk" suçlarından yargılandığı davada, mahkeme bugün kararı açıklandı. FatihAltaylı, “İlgimi çeken şu oluyor. Hep projeler var ama gerçekleşen şey çok az” dedi. Fatih Altaylı’nın sözleri karşısında zor anlar yaşayan Mansur Yavaş ise masası üzerinde dosyalara şöyle bakıyormuş gibi yaptı ve “İhalesi yapılacak, projesi var. Neyse şimdi bulamadım. Şunun altında falan varsa. Habertürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı, Türkiye'de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı süren aşılama çalışmalarıyla ilgili olarak bir köşe yazısı kaleme aldı. Berna Laçin'in de basın kartı sahibi olması nedeniyle aşı hakkı kazandığını hatırlatan Altaylı, "Berna Laçin. Duyarlılık abidesi. Ünlü gazeteci Fatih Altaylı, farklı konular ve konuklarıyla uzun yıllardır Teke Tek isimli programı yapıyor. Habertürk’teki bu programdan sonra ünlü gazeteci bir başka programla daha izleyicilerin karşısına çıkacak. Bloomberg HT’de Fatih Altaylı’nın sunacağı yepyeni bir program başlıyor. ENVER ALTAYLI KİMDİR? Enver Altaylı 1 Kasım 1944 yılında Adana'nın Ceyhan ilçesinde doğdu ve 76 yaşındadır. Enver Altaylı, Sovyetolog ve eski istihbaratçıdır. 90'lı yılların başında Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte yeni Orta Asya cumhuriyetlerinin kurulması ve yapılandırmasında etkin bir rol oynadı. Enver Altaylı, 15 Temmuz sonrasında damadı ile birlikte güvenlik güçleri tarafından aranan FETÖ’cü MİT mensuplarını Türkiye’den kaçırmak için bir ekip kurmak suçundan yakalanmıştır. Enver Altaylı’nın damadı da aynı dosyalar kapsamında tutuklu bulunan Metin Can Yılmaz’dır. 8hHxe3. MİT eski mensuplarından 73 yaşındaki Enver Altaylı, Ankara merkezli FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Antalya’nın Manavgat İlçesi’nde gözaltına alınmıştı. Enver Altaylı, sorgulanmak üzere Ankara’ya götürülmüştü. Eski Milletvekili Orhan Kavuncu, kayınbiraderi Enver Altaylı’nın tutuklanmasını sosyal medya hesabından yayımladığı mesajla duyurmuştu. ÖRGÜTE YARDIM ETMEK SUÇUNDAN TUTUKLANDI’ Orhan Kavuncu, şu bilgileri vermişti “Enver Altaylı 20 Ağustos 2017 günü gözaltına alındı. Bugün de tutuklandı. Avukatından öğrendiğimiz kadarıyla, 2013 yılında MİT’e alınan 15 Temmuz’dan sonra da FETÖ’cü olduğu için MİT’ten ihraç edilen ve halen tutuklu olan birisi Enver Altaylı’ya telefon edip yardım istemiş. Buna istinaden örgüte yardım etmek suçundan yargılanma istemiyle tutuklandı. Bunun dışında bilmediklerimiz var mıdır? Olabilir. Enver Altaylı benim halamın oğlu, kayın biraderim, benden beş yaş büyük ağabeyimdir. Fikri yapımın oluşmasında katkısı olmuştur. Dolayısıyla onunla ilgili davayı takip etmek, yardım etmeye çalışmak benim en tabii vazifemdir. Dosyanın içeriğinden hareketle hukuki bir mücadele de verilecektir. Ama siyasi gerekçelerin daha ağır bastığını düşündüğüm bu olayda, ilkelerden de hareket ederek Enver ağabeyimin yanında yer alacağım.” ENVER ALTAYLI KİMDİR? 01/11/1944 Ceyhan doğumlu. 1968-1973 yılları arasında Doğu Avrupa Hukuku ve Sovyetoloji konusunda Almanya ve Avusturya'da eğitim aldı. 1977-1980 arasında MHP’nin yayın organı Hergün Gazetesi'nin genel yayın müdürlüğü ve başyazarlığını yaptı. 80'li yılların sonunda Sovyetler Birliği dağılma sürecine girdiğinde Orta Asya'ya gitti. Orta Asya cumhuriyetlerinin yeniden yapılanmasında, bu ülke yöneticilerine yardımcı oldu. 90 'lı yılların başında Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanı'na devletin eski Sovyet cumhuriyetlerine yönelik yeni siyasetinin tesbitinde yardımcı oldu. 1958 - 1961 Bursa Işıklar Askeri Lisesi1963 - 1967 Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi1968 - 1973 Millî İstihbarat Teşkilatı için Sovyetolog olarak çalıştı1977 - 1980 Hergün Gazetesi'nin başyazarı olarak çalıştı Yayınları -Esir Türk İllerinde 90 Gün -Komünist Teoriler ve Sovyet Yayılma Siyaseti -İrfan Ülkü tarafından yazılmış 'Büyük Oyundaki Türk Enver Altaylı Altaylı, Bursa Işıklar Askeri Lisesi’nde okumuş, 1960'da Talat Aydemir'in darbe girişimine katıldığı için tutuklanmıştı. 1968’de MİT'te çalışmaya başlayan Altaylı’nın Fetullah Gülen’e yakın bazı isimlerle bağlantısı olduğu öne sürülüyor. İYİ Parti’nin kuruluşundan önce Enver Altaylı’nın kendisine geldiğini, “Partiyi kapatacaklar” dediğini, kendisinin, “Bu parti kurulacak, partiyi kimse kapatmayacak. Seçime gireceğiz ve seçimden de başarılı bir şekilde çıkacağız” karşılığını vermesi üzerine “Parti kurmayın sokağa dökülün” dediğini anlattı. Bu söz çok önemli. Çünkü bu söz CIA’in desteklediği darbelerin şifresini veriyor. Enver Altaylı, CIA destekli 27 Mayıs ve 12 Mart modellerini derin devletin ne olduğunu en iyi bilen insanlardan birisi Ümit Özdağ. ASAM Başkanlığı’nı yapmış. Babası Muzaffer Özdağ, bir darbeci. 27 Mayıs’ın en genç subayı. 27 Mayıs sabahı darbenin lideri Cemal Gürsel’i İzmir’den getiren kişi. Daha sonra Türkeş’le birlikte tasfiye olan 14’ ALTAYLI-RUZİ NAZAR İLİŞKİSİÜmit Özdağ, Enver Altaylı’yı 4 yaşından beri tanıdığını söylüyor. Enver Altaylı’nın ne olduğunu en iyi bilenlerden. Onu CIA adına Türkiye’de görev yapan Ruzi Nazar’ın yetiştirdiği çok iyi bilinir. 27 Mayıs ve 12 Mart sırasında CIA’in Türkiye istasyon şefliğinde önemli bir ajandı Ruzi Nazar. O dönemde MİT’e girmesini sağladığı Enver Altaylı ile Fuat Doğu için “en parlak iki talebem” dediği söylenir. Fuat Doğu, MİT Müsteşarı olduğu dönemde 12 Mart’ı yapan ekibin kadar kapsamlı girişi neden yaptım?Çünkü Ruzi Nazar’ın yetiştirmesi olarak Enver Altaylı da bu darbe süreçlerinde yer almıştı. 27 Mayıs’a ve 12 Mart’a giden süreci CIA ile birlikte sokak hareketleri ile başarmışlardı. Demem o ki Enver Altaylı, Ümit Özdağ’a “Sokağa dökülün” derken geçmişte bunun pratiklerini yapmış bir DE SOKAĞA DÖKÜLÜN’ DEMİŞAskeri-siyasi casusluk ve FETÖ terör örgütü suçlamasıyla cezaevinde olan Enver Altaylı hakkında düzenlenen iddianameye göre, Altaylı’nın “Sokağa dökülün” önerisini FETÖ’ye de götürdüğü anlaşılıyor. Enver Altaylı, 17 Ağustos 2017 tarihli tutanağa göre FETÖ’nün Amerikan kongresiyle ilişkilerini sağlayan Bilal Ekşili ile ABD’deki görüşmesi sırasında, Türkiye’de tüm muhalif güçlerle birlikte hareket edilerek halkın sokaklara indirilmesini DARBE RAPORU HAZIRLAMIŞEnver Altaylı hakkındaki iddianameyi dikkatli bir şekilde incelediğimizde MİT ve CIA’de çalışmış olan Enver Altaylı’nın 15 Temmuz’dan sonra CIA’e 18 Şubat 2016 tarihinde Türkiye’de bir askeri darbe ortamının hazırlanmasına yönelik rapor hazırladığı tespit NEDEN YARGILANIYOR?Ümit Özdağ’ın her cümlesinin üzerinde durularak analiz edilmesi gerekiyor. Özdağ, Enver Altaylı’nın neden hapiste olduğunu anlatırken “FETÖ’cü MİT mensuplarını FETÖ’cü olan damadıyla birlikte kaçırmaktan dolayı girdiler” diyor. Böylece Enver Altaylı’nın damadı Metin Can Yılmaz’ın, MİT’çi Mehmet Barıner’in ABD’ye kaçırılma operasyonunda görev almasındaki asıl sebebin FETÖ bağlantısı olduğunu görmemizi sağlıyor. Enver Altaylı, damadıyla birlikte ABD’deki Halkbank davasında Türkiye aleyhine tanıklık yapması için eski MİT mensubu Mehmet Barıner’i yurtdışına kaçırırken MİT ve Jandarma’nın ortak operasyonuyla yakalanmıştı. Mehmet Barıner, MİT’te görev yaptığı dönemde İran masasında çalışmış, Rıza Zarrab’ı izlemiş bir istihbaratçıydı. Zarrab davasında FETÖ’cü polis Hüseyin Korkmaz gibi Türkiye aleyhine tanıklık yapacaktı. Bu Enver Altaylı değil miydi Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığı iddiasını dilinden düşürmeyen...ÖZDAĞ İLE AKŞENER NE KONUŞTULARÜmit Özdağ, FETÖ’cülükle suçladığı Buğra Kavuncu’nun İYİ Parti’ye geliş sürecinde Meral Akşener’i “Bu FETÖ’cü” diye uyardığını anlattı. Bunun üzerine Akşener’in “İki devlet görevlisiyle görüştüğünü, devlet görevlilerinin Buğra’yla ilgili kendilerinde bir kayıt olmadığını söylediklerini” aktardı. Bu görüşme doğru. İYİ Parti kaynakları, Ümit Özdağ’ın “Çok yüksek” dediği iki devlet görevlisinin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan olduğunu söylediler. Dün Bakanlar Kurulu toplantısı nedeniyle benim Akar ve Fidan’a sorma imkânım DİYALOĞUÜmit Özdağ, Meral Akşener’e gidip Buğra Kavuncu hakkında, “Bu FETÖ’cü. Hem dayısı hem kendisi FETÖ’cü” diyor. Akşener, “Nereden öğrendin FETÖ’cü olduğunu” diye soruyor. Özdağ, “Hem MİT’ten, hem Genelkurmay’dan öğrendim” diye yanıt veriyor. Akşener bunun üzerine partiye kayıtlı sabit telefon hattından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a ulaşıyor. Buğra Kavuncu’nun FETÖ’cü olduğuna dair bir bilgi olup olmadığını soruyor. Akşener bir ya da en fazla iki gün sonra Ümit Özdağ’ı davet ediyor. “İki tarafa da sordum. Hayır. Bizde böyle bir kayıt yok’ dediler” diyor. Özdağ, canı sıkkın bir şekilde, “Ha öyle mi, memnun oldum” deyip görüşmeden ayrılıyor. Ama belli ki ikna İHRAÇ EDİLECEK Mİ?Ümit Özdağ’ın artık gemileri yaktığı anlaşılıyor. Özdağ, vuruşarak çekilme stratejisini uyguluyor. Peki İYİ Parti Özdağ’ı ihraç edecek mi? Disiplin sürecinin hemen başlatılması görüşünde olanlar vardı. Ancak Akşener’in, Buğra Kavuncu’nun suç duyurusu üzerine, “Ümit Özdağ, Buğra Kavuncu’yu FETÖ’cülükle itham etti ama delil sunamadı” demek için beklemeyi tercih edeceği Parti’nin Ümit Özdağ’ı gözden çıkardığı anlaşılıyor. Ama Buğra Kavuncu hakkındaki iddiaların da açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın iddianamesinde sanıklardan Mehmet Barıner'in FETÖ mensubu olduğu ve "Mustafa" kod adıyla faaliyet yürüttüğü faaliyetlerini MİT'te İran masasında görev yaptığı dönemde de sürdürdüğüne yer verilen iddianamede, Barıner'in 1 Aralık 2016'da kamu görevinden ihraç edildiği bildirildi. Barıner'in, Altaylı'nın damadı Metin Can Yılmaz ile üniversiteden tanıştıkları aktarılan iddianamede, Altaylı ve Yılmaz'ın, Barıner'i yurt dışına çıkarmaya çalıştıkları kaydedildi. İddianamede, Barıner'in yurt dışına çıkarılmasıyla ABD'deki Halkbank davasını manipülatif şekilde etkilenmesinin amaçlandığına yer "terör örgütü yöneticiliği" ve "siyasi ve askeri casusluk", damadı ve eski bir MİT mensubuna "terör örgütü üyeliği" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlamaları yönetildi. Altaylı'nın 30 yıldan 42 yıl 6 aya kadar, Yılmaz ve Barıner'in ise 22 yıl 6'şar aydan 35'er yıla kadar hapisleri istendi. Altaylı'nın FETÖ mensuplarının yurt dışına çıkarılması için damadının yanı sıra Türkiye ve Almanya vatandaşı Ali Serhat Ilıcak ile birlikte hareket ettiği aktarılan iddianamede Ilıcak'ın Muğla'da temas kurduğu Seda Chamatzoglou'nun ise "örgüt üyesi olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek" suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapsi talep edildi. ÇOK SAYIDA DİJİTAL MATERYAL ELE GEÇTİ İddianameye göre, şüpheli Enver Altaylı'nın konutunda yapılan aramada, "Hizmet Hareketinin Siyasete Yaklaşımı Üzerine Düşünceler" başlıklı 14 sayfalık slayt sunumunun da aralarında bulunduğu çok sayıda dijital materyalin yanı sıra FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e kitaplar ele göre, Altaylı'dan ele geçen dijital materyalde, istihbarat ve istihbarata karşı koyma faaliyeti sayılabilecek bilgi ve raporlar, aralarında CIA görevlilerinin de bulunduğu bazı kişilerle irtibatını gösteren kayıtlar, Türkiye'de askeri darbe ortamı hazırlamak amaçlı faaliyet yürütülmesi gerektiğine dair rapor ve notlar, yurt dışındaki bazı kişilerle yapılan yazışmalar ve darbe girişiminin ardından örgütün izleyeceği stratejilere ilişkin raporlar yer aldı. Altaylı'dan ele geçen cep telefonunda, üst düzey FETÖ/PDY mensupları tarafından kullanıldığı bilinen "Signal" isimli haberleşme uygulaması bulundu. Enver Altaylı'nın telefon verileri üzerinde yapılan çalışmada, Mümtazer Türköne, İbrahim Faruk Bayındır, Salih Yaylacı, Erkam Tufan'ın da bulunduğu bazı kişilerle irtibatı tespit AMERİKAN VE İSRAİL DOSTLUĞU Altaylı'nın bilgisayarından ele geçen, kendini anlattığı İngilizce metinde, "Enver Altaylı, Türk, Amerikan ve İsrail dostluğuna inanmaktadır; kanaatince bu tarafların çıkarları çatışmamakta ve Türkiye'nin jeopolitikası, Amerika ve İsrail ile iş birliğini zaruri kılmaktadır." ifadesi yer ele geçen raporlarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan bazı ifadelerin yanı sıra Türkiye'nin mevcut askeri durumu hakkında bilgilere de yer verildi. Türkiye'de askeri darbe gerçekleştirmenin ABD yönetimine bir seçenek olarak sunulduğu raporlarda, "Erdoğan kendisine en çok bu isimle hitap edilmesini seviyor. Arapça Re's baş kökeninden gelen Reis; lider, daha doğrusu führer veya duçe anlamına geliyor." ifadesi dikkati bu ifadelerle Erdoğan'ı, Hitler ve Mussolini'ye benzeterek diktatör algısı oluşturulmaya çalışıldığı ifade edildi. Bilgisayarda ele geçen ve Enver Altaylı tarafından hazırlandığı değerlendirilen bir mektupta sanığın FETÖ elebaşı Gülen'e "Muhterem Efendim" şeklinde hitap ettiği görüldü."SAYGI İLE EĞİLİRİM"Mektubun devamında "Kötüler, peşin hükümlüler, art niyetliler elbette yalan ve iftiralarını devam ettireceklerdir.", "Aydınlatılmış ve hizmet kervanına katılmış olacaktır." ifadeleriyle, sonuç bölümündeki "Muhterem Efendim, lütfen bizi dualarınızdan mahrum bırakmayınız. Burada şu hususu tekrar ifade etmek isterim. Gönlümde zatıalilerinize karşı garazsız ve coşkun bir sevgi kaynaması var. Efendim ellerinizden öper huzurunuzda saygı ile eğilirim?." ifadeleri dikkati ele geçen başka bir belgede ise Altaylı, Kaşif Kozinoğlu'nun MİT müsteşarı veya müsteşar yardımcısı olmaya çalıştığından, o da olmaz ise operasyon daire başkanı olmak için çaba harcadığından bahsettikten sonra "Eğer böyle bir şey olursa Allah memleketi, devleti, Fethullah hoca efendiyi, cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu bir felaket olur." ifadesini göre, bilgisayarda ele geçen bir başka mektupta Altaylı, "Hizmet kervanınızda benim de payım olursa bu da Rabbimin bana bir büyük lütfu olacaktır." diyerek Gülen ile birlikte hareket etme iradesini ortaya koydu. Mektupta, "Zatıalilerinizin taraftarı oldukları iddia ve gerekçesi ile 20 MİT görevlisi son derece sıkı bir takibe alınmışlardır." bilgisini veren Altaylı, "Başbakan, müsteşar nezdinde teşebbüste bulunarak, Kaşif Kozinoğlu'nun etkisiz hale getirilmesini ve bu 20 görevli hakkındaki izlemenin durdurulmasını temin edebilir. Ancak Başbakan'ın böyle bir inisiyatif kullanacağı kanaatinde değilim." ifadesiyle örgüt elebaşı Gülen'den, Kozinoğlu'nun etkisiz hale getirilmesini istedi. Altaylı, Gülen'e yönelik mektupta, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'dan bahsederek, "Yeni Genelkurmay Başkanı'nın zatıalinize ve yapılan hizmetlere bakışı son derece menfidir." ifadesini kullanması dikkati çekti. DIŞ İSTİHBARATLA İLİŞKİSİ ANLATILDI İddianamede, Altaylı'nın çok sayıda CIA çalışanı ile irtibatının bulunduğu, bunlarla Türkiye'deki sosyal ve siyasal gelişme hakkında yazışmalar yaptığı, kritik gelişmelere ilişkin raporlar hazırladığı eski CIA çalışanı Duane Clarridge'in ile fotoğraflarının bulunduğu, söz konusu karenin 23 Şubat 2016'da çekildiği bildirildi. Enver Altaylı'nın oluşturduğu bir mail içeriğine yer verilen iddianamede, "Dear Mike, biz simdi Türkiye'de güvenilmez, çoğulcu demokratik sisteme, hukuk devletine ve hukukun üstünlüğüne düşman bir diktatör tarafından yönetiliyoruz ile başlayarak muhatabına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı düşman ve diktatör olarak tanıtmakta olduğunun görüldüğü, metin içinde ülkemizde 15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe teşebbüsün ardından gözaltına alınan veya tutuklanan örgüt üyelerinden 'masum insanlar' diye bahsettiği, tasfiye edilen darbeci askerlerden 'milli ordu' olarak bahsedildiği ve yok edildiğinin belirtildiği anlaşıldı." ifadeleri EDİLDİAltaylı'nın cep telefonunda, "Dear Mr. General Flynn. I know that your time is..." kelimeleriyle başlayan 3 Ekim 2016'da oluşturulan e-posta taslağı bulunduğu anlatıldı. Taslakta ABD başkanlık seçimlerinin bütün dünya için önemli olduğuna değinen Altaylı, şunları yazdı"Tüm kalbimle büyük bir zafer kazanmanızı diliyorum. İngilizcem pek iyi değil, mazur görün lütfen. Ben şu anda Frankfurt'tayım. Son zamanlarda basında büyük bir karalama kampanyasına maruz kalıyorum. Kısa süre önce bir kitap yayınlandı. Kitapta, Enver Altaylı'nın CIA ile iş birliği yaparak kanlı eylemlere imza attığı yazıyor. Her şeyi örgütleyenin Altaylı olduğu yazıyor. Bu yazarlar Rusların talimatıyla hareket ediyor. Moskova çok iyi biliyor ki bölgede ne yapmaya çalıştıklarını bilen birkaç kişiden biri benim. Putin’in bu politikasına karşı çalışacağımı biliyorsunuz. Bu yüzden de beni tasfiye etmek istiyorlar. Bir süre Belfast’te kalacağım. Türkiye’deki bu olumsuz gelişmeler sebebiyle görevime oradan devam edeceğim. Belfast, Washington ve Ankara’nın arasında. İyi bir lokasyon belirledim. Herhangi bir sorunuz olursa ya da benimle konuşmak isterseniz dilediğiniz zaman Skype üzerinden görüşebiliriz. En içten dileklerimle sevgiler."İddianamede, ByLock kullanıcıları Salih Yaylacı ile Yusuf Kenan Yarma'nın deşifre edilen yazışmalarına göre Altaylı'nın 2015'te ABD'ye gelerek firari örgüt yöneticisi Mustafa Özcan üzerinden elebaşı Gülen ile görüşmek istediği bilgisi yer aldı. Yazışmaların yapıldığı tarihte Altaylı'nın ABD'de bulunduğu, internet sağlayıcılarından konum bilgisinin ise Birleşmiş Millet Genel Merkezini gösterdiği aktarıldı."KARGAŞA ORTAMI"FETÖ ile irtibatının uzun yıllar öncesine dayanan Altaylı'nın, Mustafa Özcan’ın talebi üzerine örgüt hakkındaki çalışmaları ile bilinen 2002'de suikasta kurban giden Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu ile örgütü konu alan Köstebek kitabına ilişkin görüştüğü Silivri Cezaevinde tutuklu bulunduğu esnada hayatını kaybeden MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun tasfiyesine yönelik raporlar hazırladığına dikkati çekilen iddianamede, şu değerlendirmeye yer verildi "MİT veyahut askeri üst düzey bürokrasi tarafından bilinebilecek konularla ilgili raporlar düzenleyebildiği ve etkili sonuçlar aldığı, yine yeri geldiğinde dünya kamuoyunu etkilemeye yönelik dezenformatif raporlar hazırladığı, bu uydurma raporlarda belirtilen söylemlerin gerek ülke içinde ve gerekse Türkiye Cumhuriyeti muhalifi ülkeler nezdinde ortak söyleme götürdüğünün açıkça görüldüğü, bu bağlamda ABD'de görülen dava Halk Bank davası için hazırlanan uydurma raporun da yine şüpheliden ele geçirilen dijital materyallerde ele geçirildiği, aynı konu ile ilgili olarak daha etkili sonuç alınacağı düşüncesiyle MİT İran masasında çalışmış şüpheli Mehmet Barıner'i istedikleri gibi kullanabilecekleri ve düzmece ifadelerle Türkiye'yi daha da sıkıştırmak amaçlı olarak ABD ülkesine kaçırmak üzere iken suçüstü yakalanmıştır. Şüphelinin FETÖ/PDY’nin amaçlarını bizatihi oluşturduğu ve bu amaçlar etrafından dünya kamuoyunu etkilemeye çalıştığı, ABD ülkesinde en üst düzeyde faaliyet yürüterek hazırladığı raporlar doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhine menfi kamuoyu oluşturmaya çalıştığı, FETÖ/PDY'nin amaçları çerçevesinde işlendiği şüphesiyle soruşturulan birtakım cinayetlerde adı geçen kişilerle yakın temasının bulunduğu, ürettiği raporlarda geçen jargonların ülke içinde operasyonel olarak kullanıldığı ve tıpkı 1970'li yıllarda olduğu gibi bir kargaşa ortamına hazırlık yapıldığı, Türkiye'de iç karışıklık oluşturulmasına yönelik görüş ve önerilerini ayrıntıları ile 15 Temmuz darbe girişiminden 4 ay önce raporlaştırdığı ve toplumu yönetime karşı ayaklandırmaya yönelik faaliyetleri ayrıntıları ile açıklamıştır."ALTAYLI'NIN İFADESİ İddianamede ifadesine yer verilen Altaylı, 1958'de askeri okulu kazanarak eğitime başladığını, 1962 ve 1963'deki yıllarında Talat Aydemir'in darbe girişimlerinde de Kara Harp Okulunda eğitim gördüğünü konusu darbe girişimleri nedeniyle okuldan ilişiğinin kesildiğini beyan eden Altaylı, bunun üzerine eğitimine Ankara Hukuk Fakültesinde devam ettiğini, 1968'de MİT'ten gelen davet üzerine de MİT adına çalışmaya başladığını dile getirdi. Bir süre eğitim amaçlı Almanya'da yaşadığını, Sovyet Birliği'nin dağılma sürecinde de Özbekistan'da bulunduğunu aktaran Altaylı, FETÖ'nün yurt dışı yapılanması konusunda Azerbaycan ve Özbekistan'daki devlet yetkililerini uyardığını iddia etti. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara'da bir yakınının evinde bulunduğunu anlatan Altaylı, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve örgüte dair ise şu ifadeleri kullandı "Ben Fethullah Gülen'i hiç görmedim. Tanımam da. Ancak medyadan ve açık kaynak bilgilerinden örgütün elebaşı olduğunu okumuştum. Ben FETÖ'nün darbe girişimine kadar böyle bir şey yapabilecek kapasitede bir yapı olduğunu hiç düşünmedim. Ancak devlet içindeki bu tür yapılaşmaları ülkem için tehlikeli bulduğum için her zaman karşı oldum. Zaman zaman uyarılması gereken insanları da bu konuda uyardım. Yapının son derece tehlikeli bir yapı olduğu darbe girişimi ile ortaya çıkmıştır." dünkü cnntürk/aykırı sorular programına hikmet için söyledikleri az da olsa ufkumu link veririm ama söylediklerini önemli gördüğümden burada kalmasını mit mensubu, yazar ve sovyetolog enver altaylı’nın konuk olduğu programda, soğuk savaş yıllarındaki türk milliyetçiliği, o dönem cia adına casusluk yapan türkmen asıllı ruzi nazar’ın hayatı üzerinden 40 yıl boyunca görev yapan türkmen asıllı ruzi nazar’ın sovyetler birliği’nin dağılması için verdiği mücadeleyi enver altaylı geçtiğimiz günlerde kitap haline programın bir bölümünde ruzi nazar’ın moskova’dayken görüştüğü nazım hikmet ile aralarında geçen diyaloğu, hararetli bir şekilde, ayağa kalkarak son bölümündeyse enver aysever, altaylı’ya; "türk milliyetçiliğinin amerikan emperyalizmi’ne hizmet edip etmediğini” sordu. altaylı, soruyu türkiye’nin ve amerika’nın çıkarlarının paralel olduğunu söyleyerek altaylı'nın anlatımı ile cia ajanı ruzi nazar ile nazım hikmet'in diyalogunazim demiş ki "amerikayi iyi değerlendir..."enver altaylı ruzi, nazım ile görüştüğünde, vatanını, milletini, nerede okuduğunu, savaşta ne yaptığını ve amerika'da olduğunu bütün bunları anlatıyor açıkça. nazım, ruzi'ye orta asya'yı çok iyi tanıdığını, oralara gittiğini anlatıyor. ruzi, kurtuluş savaşı destanını okumuş. ruzi'yi etkileyen sözlerden birisi de o. türkistan tabirini nazım da kullanıyor. türkistanlı hacı ahmet diyor destanda. şunu söylüyor nazım "iyi değerlendir amerikayı. o büyük bir imkan, oku, eğitimini tamamla, yaz..." enver aysever ajan olma...enver altaylı müsade edin. aysever hep müsade ediyorum. enver altaylı kameradan çikiyorsunuzenver aysever kalkmayın kameradan altaylı kalkıyor, yürüyerek, "büyük devletlerin oyuncağı olmamak gerek" aysever kim diyor bunu? enver altaylı nazım aysever ondan beklenen bu...enver altaylı üç defa, "büyük devletlerin oyuncağı olmamak gerek"... bu ne demek biliyor musunuz? "sen de olma! ben oldum yanlış oldu" aysever bu sizin nokta yiyip büyük devletlerin oyuncaği olmamak gerekenver altaylı "sonra ne diyor biliyor musunuz... nokta nokta yiyip büyük devletlerin oyuncağı olmamak gerek." şimdi...enver aysever oturun altaylı nazım bunu söylüyor. enver aysever heyecanlandınız. enver altaylı tabi tabi. enver aysever nazım'dan ötürü mü heyecanlandınız?nazim'i sevmemek mümkün değil kienver altaylı nazım'ı severim. enver aysever nazım'ı sevmemek mümkün değil ki...enver altaylı şiirlerini severim. cezaevinde "novaya ekonomicheskaya politika" yeni ekonomi politikasını, kollektifleştirmeyi öven sistemle ilgili şiirlerini malesef aysever bir şey sorabilir miyim size? siz amerikan, alman, ingiliz, israil istihbaratları ile çalıştınız değil mi? enver altaylı ben mi?amerikan, alman, israil istihbaratlari ile işbirliği yaptiniz değil mi?enver aysever iş birliği yaptınız değil mi?enver altaylı hayır hayır. işbirliği değil. enver aysever bir şey söyleyeceğim de...enver altaylı benim pozisyonumdaki insanların cia'den de tanıdığı vardır. kgb'den de dostlarım, tanıdıklarım aysever bir şey soracağım da ondan diyorum. bütün bunları gördüğünüz zaman, herkes kendi memleketi için istihbaratçılık yapar benim bildiğim. bana burada tuhaf gelen, siz bu kadar hararetle anlatmanıza rağmen bir insanın amerikan çıkarlarını bu kadar savunup da milliyetçi olmasını ben anlamıyorum. enver altaylı ruzi hayatının hiç bir döneminde amerikan çıkarlarını savunmadı. enver aysever nereden maaş alıyordu?enver altaylı amerikan çıkarlarını, kendi ülkesinin çıkarlarını savunmak, amerikan çıkarları ile paralelik arzettiğinde onun hesabını ruzi'ye sormamak gerek.

enver altaylı fatih altaylı akrabamı