AppleiPhone 11 Pro Max smartphone. Announced Sep 2019. Features 6.5″ display, Apple A13 Bionic chipset, 3969 mAh battery, 512 GB storage, 4 GB RAM, Scratch-resistant glass.
hz ali nin kılıcının 105 kg olması. entry 18. /. 2. Bana pek inandırıcı gelmeyen iddiadır. Dört gundur mhp li arkadaşla tartisiyoruz mk. inanmiyorum diyede kiziyor. Yok padişahın zırhı varmış kocaman yok balyoz varmış dev gibi. Onlar hep halkın gözünde padişahı yüceltmek için kullanılmıştır diye tahmin ediyorum.
KSeries (13-25 KG) Product Specification; K-Series (15-20 KHA) Product Specification; K-Series (2-5 KDB) Product Specification; K-Series (2-6 KHB) Product Specification;
IntroductionKPA500 Compact 160-6 M Solid State Amplifier Available as a Factory Assembled or Modular No-Soldering Kit. The KPA500 is also compatible with most popular rigs. Add more punch to your signal with Elecraft's KPA500/KAT500 PowerCombo! Learn more by clicking on the PowerCombo tab below. Overview OVERVIE
bunlargerçek
Ömer’in kılıcı, Hz. Yusuf’un cübbesi, Hz. Fatma’ya ait gömlek, hırka, seccade ve sandık gibi Peygamber asrının kokusunu ve bereketini bugüne taşıyan yüzlerce emanet, Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler Dairesi’nde sergileniyor. Fatih Sultan Mehmet Han kılıcı kaç kilo? Fatih, 125 santim uzunluğundaki kılıcı, fetihten
bqN0qcX. Bir zira yaklaşık yarım metre olduğuna göre 60 zira da 30 metre yapar. Hz muhammedin boyu kaç metre. Uhud savaşında kahramanlık gösteren hz. 1 yer tarihinde ağaçlardan başka bu yükseklikte canlı bilinmeyişi. Peygamber efendimiz dememiş mi ki. Havva ile yere indirilince yer şartlarına uygun boyuna iade edildiğini kabul etmişlerdir. Dünyadaki boyu 40 metre civarındaydı. Muhammed as efendimizin boyu kaç cm peygamber efendimizin as boyu ne kadar hz rasululah efendimizin şemailini tarif ederlerken ne uzun nede kısa orta boylu olduğunu tarif etmektedirler. Halbuki bütün insanlar şimdi öyle olsaydı artık alışmış olacaktık. Adem oğlu kısala kısala devam edecek. Adem in boyu 17 metre eni 10 metreydi iran ın üst düzey din adamlarından hüccetülislam hasan ahmedi hz. Gerçek muradın ne olduğunu allah bilir. Adem as in boyu ne kadardır ve kaç yıl yaşamıştır. Fakat yanına uzun sayılacak biri gelse peygamber efendimiz ondan daha uzun gözüktüğü hakkında rivayetler vardır. Adem in as boyunun 60 zira 40 m civarı olduğu belirtilmektedir. Dünyaya geldiginde yarabbi boyum bulutlara deyiyor diyince 40 metreye kadar indirildi. Biz alışık olmadığımız için bize biraz garip gelebilir. Etiketler 2 can ı candır hz ahmed muhammed mustafa açık ifâdelilik boyu diğer tutum ve davranışlarında güzel muamele sahibi olma geniş omuzluluk güçlü yaratılışlılık güler yüzlülük güzel karşılama güzel seslilik hakîkat i muhammediyye hazreti muhammet in yüzü hoş kokulu olma hoş konuşma hz. Ali peygamber efendimizi korumak isterken kılıcı kırılır. Alinin kılıcının boyu zülfikar uzunluğu ve ağırlığı tüm islam alemince merak ediliyor rivayetlere göre ağırlığı 105kg olup onu taşıyan kişi ordulara başkomutanlık edecektir.
24 Ekim 2016 Genel Hz. Hamza ra, 568 yılında doğmuştur. Asıl adı, Hamza bin Abdulmuttalib’tir. Babası Abdulmuttalib, annesi Hâle’dir. Peygamberimiz Efendimiz’in Sav amcalarının en küçüğü Hz. Hamza’dır. Aynı zamanda Peygamberimiz Efendimiz’in Sav süt kardeşidir. Hz. Hamza ra, orta boylu, güçlü kuvvetli, heybetli bir sahabedir. Aynı zamanda iyi bir avcı, keskin bir nişancı, cesur bir savaşçıdır. Lakabı “Esedullah”, yani “Allah’ın Aslanı”dır. Hz. Hamza ra, Ebû Ya’la veya Ebû Ammare künyesi ile çağrılırdı. Bu künyelere göre Hz. Hamza’nın Ammare ve Ya’la isimlerinde iki çocuğu olduğu söylenmiştir. Hz. Muhammed Sav, yakınlarına İslam’ı tebliğ etmiş olmasına karşın Hz. Hamza henüz Müslüman olmamıştı. 615 yılında Hz. Hamza ra, bir gün av dönüşü, yeğeni Hz. Muhammed’in Sav, Amr bin Hişam tarafından hakarete uğradığını duyunca Amr bin Hişam’ı bularak yaralar ve artık kendisinin de Müslüman olduğunu herkese söyler. Hz. Hamza ra, Hicrete katıldı, Bedir Savaşı’nda da yer aldı. Hz. Hamza ra, 625 yılında Uhud Savaşı’nda, sonradan Müslüman olacak olan Vahşi tarafından, savaş sırasında mızrak darbesi ile şehit edilmiştir.
HAMZA İBN ABDULMUTTALİB Hz. HAMZAHz. Peygamber’in amcası, Şehidlerin Ebn Ya’la veya Ebû Ammâre; Lakabı; Esedullah Allah’ın Aslanıdır. Babası Abdulmuttalib, annesi Hâle’ Hamza, Peygamberimizin amcalarının en küçüğüdür. Doğumdan bir kaç gün sonra, Peygamberimizi emziren Ebû Lebeb’in câriyesi Süveybe daha önceleri Hz. Hamza’yı da emzirmiş olduğundan, Hamza Peygamberimizin süt kardeşi Hamza, orta boylu, güçlü kuvvetli, heybetli, onurlu bir sahabîdir. Hz. Hamza iyi bir avcı, keskin nişancı, Kureyş’in en şereflilerindendir. Mazlumlara yardım etmeyi seven cesur bir savaşçıydı. Av dönüşü evine gitmeden Ka’be’yi tavaf edecek kadar kutsal kabul ettiği değerlere saygılı, karşılaştığı şahıslara selâm verip sohbet etmesini seven mürüvvetli bir insandı. Onun gençlik dönemine ait bilgilerimiz yok denecek kadar azdır İbnu’l-Esîr, İsdit’l-Gâbe, II, 52.Peygamberimiz yakınlarına İslâm’ı tebliğ etmiş olmasına rağmen, Hz. Hamza henüz müslüman olmamıştı. Ebû Cehil’in Peygamberimize yaptığı bir hakaret sonucunda müslüman olmuştur. Peygamberimiz bir gün Safâ tepesinde iken Ebû Cehil ve arkadaşları onun yanına gelirler. Ebû Cehil Peygamberimize hakaret eder. Abdullah b. Cüdâ’nın câriyesi bu olayı seyredin av dönüşü Kabe’ye uğramayı âdet edinen Hz. Hamza’ya anlatır. Hz. Hamza, eve gitmeden Ebû Cehil’in yanına uğrayarak elindeki yayı Ebû Cehil’in kafasına çalar, başını yaralar ve hakaret eder. Bir gün sonra da Allah Rasûlünün yanına giderek Bi’set’ten iki yol sonra müslüman Hamza’nın müslüman olması Peygamberimizi çok sevindirmiştir. Onun İslâm’a girmesiyle müslümanlar güçlendi. Müşrikler rahatsız müşrikleri, hicretten sonra da rahat durmadılar. Peygamberimizin ve müslümanların Medine’den çıkarılması için Abdullah b. Übeyy, Hazreç ve Evs kabilesi müşrikleriyle ilişki kurdular. Müslümanların hac yollarını da gözlerini korkutmak, Şam ticaret yollarını keserek onları sıkıntıya düşürmek gerekiyordu. Peygamberimiz bu amaçla Hz. Hamza’yı Sifu’l-Bahr’a gönderdi. Otuz kişilik bir kuvvetle Hz. Hamza belirtilen yere vardı. Müşriklerin kervam Sifu’l-Bahra gelmişti. Kervanda Ebû Cehil de bulunuyordu. Üçyüz kişilik bir kuvvetleri Hamza, müşriklerle çarpışmak istiyordu. Yanında bulunan müslümanlar da aynı duyguyu müşrik olan Mecdi b. Amr b. Cühenî bu iki grubun arasına girdi. Hem müslümanlarla hem de müşriklerle görüştü. Sonunda iki tarafı çarpışmaktan Sonra Hz. Hamza’yı Bedir savaşında görüyoruz. Bedir savaşında Utbe, Vefid, Şeybe meydana çıktılar. Çarpışmak için er dilediler. Hz. Hamza, Şeybe ile çarpıştı. Bir hamlede Şeybe’yi öldürdü. Daha sonra Utbe’yi ve Tuayma b. Adiyy’i Hamza, Bedir savaşında kahramanca savaştı. Allah ve Rasûlünün hoşnutluğunu savaşında Hz. Hamza etkinliği ileri boyutlara ulaştı ve müşriklere karşı amansız bir savaş verdi. Hârisû’t-Temîmî, HzHamza’nın Bedir’deki durumunu anlatan bir rivayetinde şöyle diyor “Hamza b. Apdülmuttalib Bedir savaşında üzerinde, deve kuşu olan kim” diye sordu. “Hamza b. Abdulmuttalib” diye cevap verildi. O müşrik “Ne yaptıysa O bize yaptı” diye mırıldandı” M. Yusuf Kandehlevi, Hadislerle müslümanlık, ll, 553.Hz. Hamza, Bedir Savaşını mütekaib Kaynukoğulları gazvesine Medine’ye geldiğinde Yahudilerle anlaşma yapmıştı. Yahudiler, Bedir savaşını müslümanların kazanmasını hazmedemediler.“Siz savaşın ne demek olduğunu bilmeyen adamlarla çarpıştınız” dediler. Savaş için fırsat kollamaya gazvesi’nin genel sebebi bir kadına karşı yapılan terbiyesizliktir. Kadıncağız bazı eşyalarını Kaynuka pazarında sattıktan sonra bir kuyumcuya giriyor. Kuyumcu yahudi kadının eteğinin alt kısmını üst kısmına bir dikenle iğneliyor. Kadıncağız ayağa kalktığında üzeri açılıyor. Utanıyor, sıkılıyor, feryat ediyor, çevresinden yardım istiyor. Kadının yardımına koşan müslümanlar Yahudiyi öldürüyor. Yahudiler de müslümanın başına üşüşüyorlar ve onu şehid müslümanın akrabaları Peygamberimizden yardım istiyorlar. Bunun üzerine-Peygamberimiz Yahudilerden antlaşmanın yenilenmesini istedi. Yahudiler Peygamberimizin bu isteğini olay üzerine Peygamberimiz beyaz sancağım Hz. Hamza’nın eline verip Kaynukaoğullarının üzerine gönderdi. Kaynukaoğulları Yahudileri bekledikleri yardıma kavuşamayınca teslim olmak zorunda savaşı’nın acısını unutmayan Kureyşliler yeniden savaş için hazırlığa başladılar. Bir yıl önceki kervanın gelirini savaş için harcamaya karar verdiler. Savaş için değişik müşrik kabilelerden yardım isteyerek büyük bir kuvvet kez de Kureyş’in kadınları da katılacaktı. Bedir Savaşı’nın bozgunla bitmesi sebebiyle müşrik kadınlar erkeklerini suçluyorlardı. Bedir’in matemini tutarak erkekleri savaşa teşvik b. Mut’i'nin Vahşi adında Habeşli bir kölesi vardı. Bu köle harbe Habeşlilere özgü bir mızrak atmakta oldukça maharetli idi. Hz. Hamza, Cübeyr b. Mut’im’in amcası Tuayma b. Adiyy’i Bedir savaşında öldürmüştü. Cübeyr, amcasının acısını unutmamıştı. Kölesi Vahşi ile konuştu. Hz. Hamza’yı öldürmesi şartıyla kendisini serbest bırakacağını Medine’nin içinde kalmayı, savunma savaşı yapmayı düşünüyordu. Bedir Savaşı’na katılmayanlar düşmanla yüz yüze gelmek, Medine dışında savaşmak istiyorlardı. Peygamberimiz Ashabın bu tavrı karşısında Medine dışında savaşılmasına karar Hamza’da Medine dışında savaşılmasına taraftardı. Hattâ Peygamberimize “sana, kitabı indirmiş olan Allah’a yemine eder, and içerim ki, bu kılıcıma Medine dışında Kureyş müşrikleriyle çarpışmadıkça yemek yemeyeceğim” Hamza Cuma günü oruçlu idi. Cumartesi müşriklerle karşılaştığı zaman da oruçlu sabahleyin “Rüyada, meleklerin, Hamza’yı yıkadıklarını gördüm” diye buyurdu. Uhut bölgesine varıldı, orduya savaş düzeni verildi. Kureyş’in birinci bayraktarı Talha b. Ebî Talha, Hz. Ali tarafından, ikinci bayraktarı Osman b Ebî Talha da Hz. Hamza tarafından öldürüldü. Sancaktarların ölmesi Kureyş’i şaşkına çevirdi. Sarsıldılar, sendelediler. Halid b. Velid’in saldırıları da sonuç vermedi Müşrikler, kaçışmaya başladılar. Hz. Hamza Uhud günü “ben Allah’ın Arslanıyım” diyerek kıhç salladı. Sâfvân, Hz. Hamza’yı savaşırken görüyor, “Ben, bugüne kadar kavmini öldürmeye onun kadar hırslı bir kimse daha görmedim” buyuruyor. Uhud savaşında müşriklerin çoğunu Hz. Hamza bozguna uğrayıp kaçmaya başlayınca Peygamberimiz tarafından görevlendirilen okçular yerlerini bırakmaya başladılar. Birbirlerine “ne duruyorsunuz? Allah, düşmanı bozguna uğrattı. Siz de, müşriklerin ordugahına giriniz. Kardeşlerinizle birlikte ganimet toplayınız” dediler. Diğer bir kısmı bu teklife itiraz ettiler. “Siz Rasûlullah’ın Bizi arkamızdan koruyunuz! Sakın yerinizden ayrılmayınız! Bizim öldürüldüğümüzü görürseniz de yardımımıza koşmayınız! Ganimet topladığımızı görürseniz de, bize katılmayınız! Bizi arkamızdan koruyunuz” buyurduğunu bilmiyor musunuz?” komutanları Abdullah b. Cübeyr’i dinlemediler; “ganimetten nasibimizi alacağız” diyerek yerlerini terkettiler. Abdullah b. Cübeyr’in yanında çok az bir kuvvetin kaldığını gören Halid b. Velid bu fırsatı değerlendirmek istedi. Kuvvetlerini bir araya topladı, okçuların üzerine yürüdü. Abdullah b. Cübeyr, kendilerine doğru bir kuvvetin geldiğini görünce arkadaşlarına dağılmamalarını söyledi. Müslüman okçular, üzerlerine gelen Kureyş müşriklerini ok yağmuruna tuttular. Okları bitinceye kadar kahramanca savaştılar. Abdullah b. Cübeyr, okları bitince mızrağı ile savaştı. daha sonra kılıcını kınından sıyırdı. Şehid düşünceye kadar çarpıştı. Diğerleri de aynı şekilde savaştılar. Kureyş’in süvarileri insanlığa yakışmayan bir davranışla Abdullah b. Cübeyr’in karnını deştiler, barsaklarını yerlerini bırakması, kalan kısmının şehid edilmesiyle müslümanlar gâfil avlandılar. Hem arkadan, hem önden kuşatıldılar. Müslümanlar şaşkınlıkla birbirlerine kılıç sallamaya b. Amr kızı ile Utbe’nin kızı Hind de Hz. Hamza’yı öldürmesi için Vahşi’yi. teşvik ediyorlardı. Vahşi, açık dövüşmekten korkuyor, gizli dövüşmeyi tercih Uhud Savaşındaki durumu şöyle açıklıyor “Halk arasında Ali’yi aradım. Çok uyanık, girişken, çevik, çekingen ve etrafına çok bakınan bir adamdı. Kendi kendime”benim aradığım adam bu değildir” dedim. O sırada Hamza’yı gördüm. Halkı kasıp kavuruyor, kesip biçiyordu. Fırsat kollamak için kayanın arkasına gizlendim. Bir ara Şiba’b. Ümmü Emmâr “var mı benle çarpışacak bir yiğit’ diyerek meydan okuyordu. Hamza ona “Allah ve Rasûlüne sen misin meydan okuyan’ dedi. Göz açtırmadan, bacaklarından vurdu yere serdi. Sel suları arkalarına eriştiği sırada ayağı kayıp düşünce mızrağımı fırlatıp attım; böğründen vurdum.”Hz. Hamza’yı Şehid eden Vahşi daha sonra bir kenara çekilir. Hind üzerindeki takılarını çıkarır Vahşi’ye verir. Hz. Hamza’nın yanına gelen Hind, onun burnunu, kulaklarını keser, cesedine işkence yapar, hatta ciğerini bile çiğneyerek müslüman oluşunu anlatırken “Mekke’nin fethinden sonra Mekke’ye gelerek Rasûl-i Ekremi gördüm. Bana dedi ki “Sen Vahşi misin?” Ben cevap verdim “Evet” Hamza’yı sen mi öldürdün? buyurdular. “Öyle oldu” dedim. Bunun üzerine Allah Rasûlü buyururdular ki “bana yüzünü göstermemen mümkün mü? Ben de çıkıp gittim. Rasûlullah’ın vefatından sonra yalancı peygamber Müseyleme ortaya çıktı. Belki bu herifi öldürürüm de günahımı öderim, diye düşündüm. Müslûmanlarla birlikte Yemâme’ye gittim ve bildiğiniz gibi Mûseyleme’yi öldürdüm Sahihi Buharî, V, 36, 37.Allah Rasûlünün Hz. Hamza’ya derin bir sevgisi vardı. Bu sevgiden dolayı elinde olmayarak “Vahşi”ye karşı olumsuz bir tutum içinde olmaktan da çekiniyordu. Bu sebeple de Vahşi’yi görmek Hz. Hamza’nın şehit olduğunu öğrenince onun başı ucuna gelir ve dua eder. Hz. Hamza, kız kardeşi Safiyye’nin getirdiği bir hırka ile kefenlendi. Peygamberimiz, amcası Hamzâ’nın cenaze namazını kıldırdı. Hz. Hamza, Uhud’a Peygamber’den iki veya dört yaş büyük olan Hamza, öldürüldüğünde elli yedi yaşında idi. Hz. Peygamber öldürülen her şehid ile beraber Hamza’nın namazını tekrarlamış; o gün yetmiş iki defa onun cenaze namazını kıldırmıştır. Hz. Peygamber ilk cenaze namazı kıldığı şehidin de Hz. Hamza olduğu söylenmiştir. Hz. Hamza’nın eşi, çocukları Medine’de olmadığı için şehâdetine ağlanmamış bunu gören Hz. Peygamber “Hamza’nın niye ağlayanları yok” buyurmuştur. Bunu duyan Ensâr önce Hamza için sonra kendi şehidleri için ağlamaya başlıyorlar. Tarihçi Vâkıdî V. 207/223 benim zamanıma kadar bu adet devam etmekteydi diye naklediyor İbnü’l-Esir, Usdü’l-Gâbe, II, 51, 55.Hz. Hamza, bir gün Peygamber Efendimize gelerek Cebraîl asli yapısıyla görmek istediğini bildirdi. Peygamberimiz, Hz. Hamza’ya “O’nu görmeye dayanabilir misin?” diye sordu. Hz. Hamza, “Evet, dayanabilirim” diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz “otur, öyleyse” buyurdular. Cebrail müşriklerin Kâbe’yi tavaf edecekleri zaman elbiselerini üzerine koymakta oldukları kütüğe indi. Peygamberimiz Hz. Hamza’ya “Kaldır gözünü, bak” dedi. Hz. Hamza’ya bakıp, Cebrail’in zebercede yeşil cevhere benzeyen ayaklarını görünce bayıldı. Arkasının üzerine düştü. Bu olayı İbn Sa’d Tabakat’ında Hamza Peygamber şu hadisi rivâyet etmiştir “Şu duayı hiç bırakmayın; “Allahümme inni es’eluke bismike’l-a’zam ve rıdvânıke’lekber” İbn Esîr, Usdü’l-Gâbe, II, 55.
Hamza bin Abdülmuttalib y. 568 – 23 Mart 625, İslam Peygamberi Muhammed'in amcası ve süt kardeşidir. Abdülmuttalib bin Haşim'in on oğlundan biridir. Künyesi Ebu Umare ve Ebu Ya'la olup, lakâbı "Esedullah", yani "Allah'ın Aslanı"dır. Annesi Hâle, Muhammed'in annesi Âmine'nin amcasının Hz Hamza ile ilgili verilen bilgiler nelerdir?2 Hz Hamza’nın özellikleri nelerdir?3 Hz Hamza’yı kim öldürttü?4 Hz Hamza ne kadar güçlü?5 Allahın Aslanı Ali mi Hamza mı?6 Hz Hamzanın nasıl Müslüman olduğunu araştırınız kısaca?7 Hz Hamza kılıcı kaç metre?8 Allahın aslanı hz ali mi Hz Hamza mı?Hz Hamza ile ilgili verilen bilgiler nelerdir?Peygamber efendimizin amcası ve aynı zamanda süt birâderi idi. Annesi Hâle, Peygamber efendimizin vâlidesi Hazreti Âmine'nin amcasının kızıdır. Hazreti Peygamberimizden 2 başka bir rivâyette 4 sene önce doğdu. Hicretten yedi yıl önce müslüman Hamza’nın özellikleri nelerdir?Hamza akrabalık konusunda oldukça titiz davranmıştır. Bunun yanında çok da mert bir insandı. Uhud savaşında dillere destan bir başarı sergilemiştir. Abbasi halifesi olan Nasır-Lidinillah'ın annesinin Hamza’yı kim öldürttü?Vahşi bin Harb yani Habeşli bir köledir. Hz. Muhammed'in çok sevdiği amcası olan Hz. Hamza'yı şehit Hamza ne kadar güçlü?Güzel kılıç kullanırdı Hamza. Çok güçlü bir pehlivan, atılgan bir gençti. Avcılığı da pek severdi. Terkisine almış olduğu avlarla Mekke'ye Aslanı Ali mi Hamza mı?Allah'ın aslanı Hazreti Hamzanın nasıl Müslüman olduğunu araştırınız kısaca?Muhammed Hz. Hamza'ya kendisine iman etmesi ve Müslüman olmasını ister. Hz. Hamza burada Müslüman olmaya karar verir ve efendimizin eşliğinde kelime-i şahadet getirerek Müslüman Hamza kılıcı kaç metre?Hakkında birden fazla rivayet olması bakımından gerçekliğinin sorgulanabilirliği daima mümkün olan bu kılıcın orijinalinin üç metre boyu ve yüzün üzerinde bir kilosu olduğu aslanı hz ali mi Hz Hamza mı?Allah'ın aslanı Hazreti Ali.
Cumhuriyet yazarı Tayfun Atay, Milli Eğitim Bakanlığı'nın MEB hazırladığı yeni müfredat taslağıyla ilgili olarak "Müfredatta, hem de Emeviliğe referansla 'Siyer' dersi yer alacaksa eğer, mutlaka Muâviye’nin babası Ebû Süfyan’ın Mekke’nin Fethi’ne kadar müşrik ordularının başında Müslümanlara ve Peygamber’e nasıl şevkle kılıç salladığını da öğrenecektir çocuklar. Tabii Muâviye’nin annesi Hind’in bilgisine de vâkıf olacaklardır" dedi. Atay, "Hâlâ tartışılan konu şudur ki Muaviye’nin annesi Hind, Peygamber’in amcası Hz. Hamza’nın ciğerini yedi mi, yoksa sadece çiğnemekle yetinerek yutmadan ağzından çıkarıp attı mı? 'Siyer' dersinde bu tartışmaya girilir mi girilmez mi, artık orası müderrislerin bileceği iş" diye yazdı. Tayfun Atay'ın "Muaviye’nin annesi Hz. Hamza’nın ciğerini yedi mi, çiğnedi mi?" başlığıyla yayımlanan 20 Ocak 2017 yazısı şöyle Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredat tasarısı neresinden tutsanız sadece elinizde kalmıyor, daha kötüsü elinize yapışıyor ve ancak kaleme-kâğıda davranarak elinizi kurtarıp rahatlayabiliyorsunuz!.. Dünkü Cumhuriyet'te Deniz Ülkütekin’in haberinde de Eğitim-İş Sendikası’nın taslakla ilgili raporundan pasajlar vardı. Bunlar arasında “Siyer”, yani “Hz. Muhammed’in Hayatı” dersi ile ilgili şu söylenenler, bir dolu düşünceyi kışkırttı kafamda “Yeni taslakta amaçlar eskisine oranla daha spesifiktir. Ayrıca dersin kapsamı genişletilmiş ve sahabe kavramı da dâhil edilmiştir. … İslâm inanç ve kültüründe sahabe kavramı ihtilaflı bir kavramdır. Yeni taslakta Emevi referanslı Sünni anlayışın sahabe görüşü esas alınmaktadır. Ancak sahabe kavramı adı altında tarih dışı bir sahabe düşünce ve inancı inşa edilmeye çalışılmaktadır. Söz gelimi, sahabe kavramı adı altında Muaviye de öğrencilere sevdirilmeye mi çalışılacak?” Eğer böyleyse, “Dört Halife Devri”nden sonra İslâm tarihinde karşımıza çıkan Emeviler devleti ve kurucusu Muâviye bin Ebû Süfyan hakkında çocuklara aktarılacakların merakıyla ben bile böyle bir dersin takipçisi olabilirim!.. *** Çünkü Emeviler’le “Cahiliye”, bir anlamda İslâm’dan rövanş almıştır. Peygamber’in yeni dini tebliğine Mekke’de Ebû Süfyan liderliğinde en sert ve şedit direnci sergileyen Ümeyye Oğulları’nın İslâm’ın hayata geçmesiyle kaybettikleri iktidar, önce aynı soydan olan Hz. Osman’ın halifeliğiyle onlara yeniden göz kırptı. Ama esas Ebû Süfyan’ın oğlu Muâviye’nin liderliğinde Şam’da kurulan Emeviler devleti ile o iktidar yeniden ele geçirilmiştir. Müfredatta, hem de Emeviliğe referansla “Siyer” dersi yer alacaksa eğer, mutlaka Muâviye’nin babası Ebû Süfyan’ın Mekke’nin Fethi’ne kadar müşrik ordularının başında Müslümanlara ve Peygamber’e nasıl şevkle kılıç salladığını da öğrenecektir çocuklar… Tabii Muâviye’nin annesi Hind’in bilgisine de vâkıf olacaklardır. Hani Ümeyye Oğulları önderliğinde Mekkeli müşriklere kaybedilen Uhud Savaşı’nda Hz. Hamza’yı sinsice öldürten sonra da onun göğsünü yarıp ciğerini çıkartan Hind binti Utbe!.. Hâlâ tartışılan konu şudur ki Muaviye’nin annesi Hind, Peygamber’in amcası Hz. Hamza’nın ciğerini yedi mi, yoksa sadece çiğnemekle yetinerek yutmadan ağzından çıkarıp attı mı?! “Siyer” dersinde bu tartışmaya girilir mi girilmez mi, artık orası müderrislerin bileceği iş!.. *** Ümeyye Oğulları, politeist çoktanrıcı Mekke’ye ve o dönemde “putların evi” konumundaki Kâbe’ye hâkim Kureyş kabilesinin en büyük ve kuvvetli boyuydu. İslâm’ın ortaya çıkış sürecinde hiçbir destekleri olmadı, aksine hayli köstek oldular. Kureyş’in, Hz. Muhammed’in üyesi olduğu Hâşim Oğulları boyu ile düşmanlık, rekabet ve çatışmaları da Cahiliye döneminden miras olup İslâm’ın doğuşunda, sonrasında, özellikle Peygamber’in vefatını müteakip daha bariz sürmüş gitmiştir. Emevi halifeliği ve devleti, işte bu anlamda hem Ümeyye Oğulları’nın iktidarının İslâmi kisve altında restorasyonu, hem de daha ciddisi, kabile “asabiyesi” dayanışması ve kabileler-arası çatışma anlamında “Cahiliye”nin İslâmî zemin ve iklimde hortlamasıdır!.. *** İslâm, “siyasal antropoloji” açısından bakıldığında kabile siyasal örgütlenmesinden devlet siyasal örgütlenmesine geçişin “ideolojik” karşılığıdır. Peygamber Muhammed, en tepede “Allah”ın bulunduğu, onun altında her kabilenin kendisine ait bir ikincil tanrı da edindiği Arap çoktanrıcılığını, kabile örgütlenmesini sosyal, ekonomik ve politik çerçevede aşkın bir devlet örgütlenmesine gidiş yolunda reforma uğrattı. “Panteon”un tepe noktasında yer alan Allah’ı, “tek bir Allah” tebliğ ederek tektanrıcı inancın öncüsü oldu. Çok kabileden tek devlete, çok tanrıdan da tek tanrıya geçiş, kabile farklılıklarının da tek bir Allah’a kullukta buluşan “mümin kardeşliği”nde erimesini hedeflemekteydi. Bu süreçte en çok kaybeden, o gün yaşanılan dünyada “kabileler/boylar arasında birinci” konumdaki Ümeyye Oğulları idi. Onlar, Muâviye’yle ve “Emeviler” olarak bir anlamda İslâm’a kayıplarını telafi etmişlerdir. Fakat, elbette Hâşim Oğulları’nın “rövanş”ı da Abbasiler’le gelecektir!.. Bunları da anlatırlar herhalde “Siyer” ve İslâm Tarihi derslerinde çocuklara, değil mi?!
hz hamzanın kılıcı kaç kg